Kureyş Kabilesinin Üstünlüğü ve Fazileti

Peygamber (s.a.v.)'in kabilesi kureyş'in diğer kabileler üzerine üstünlüğü ve fazileti

Peygamber (s.a.v.) Efendimiz Kureyş kabilesindendir.Peygamber Efendimiz sebebiyle bu kabileyi diğer kabilelerden üstü kılmıştır.Peygamber (s.a.v) Efendimizizn bu şerefli kureyş kabilesi hakkındaki sözleri:
"Hz. Allah, Kureyş kabilesini 7 meziyetle (diğerlerinden) üstün kılmıştır. Bunlardan bir tanesi dahi geçmiş ve gelecek hiç kim kabileye verilmemiştir.
1- Yüce Allah, benim onlardan olmamla bu kabileyi üstün kılmıştır.
2- Peygamberliğin onlar arasından çıkmış olması.
3- Kabeye hizmetçiliğin onlardan olması.
4- Dünyanın her köşesinden gelen hacılara onların su vermesi.
5-Kabeyi yıkmak için Yemen'den gelen fil ordusuna
Cenab-ı Hakkın bu kabileyi galip kılması.
6- Hiç bir kimse Allaha kulluk yapmadığı bir zaman da Kureyş ka­bilesinin ön sene bir olan Allaha kulluk yapmaları
6- Kur'an’da bir surenin bu kabilenin ismiyle indirilmiş olması."[112]
2- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki
"Kureyş kabilesi, devlet işlerinin amiri ve yetkilisidir. İyi insanlar iyilerine, kötü insanla da kötülüklerine tabi olurlar."[113]
3- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki
"Kureyş kabilesine öncülük edi­niz. Onları hakir görerek geriye atmayınız. Çünkü Kureyşli olmayan iki erkeğin kuvveti, Kureyşli olan bir erkeğin kuvvetine verilmiştir."[114]

yine Kureyş kabilesinin üstünlüğü ve fazlieti hakkındaki rivayet hadisi şerifler:


9073- Sa'd radiyallahu anh'dan: (Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:)

"Kim Kurey.fi aşağılamak isterse, Allah da onu aşağılar." |Tirmizî|

9074- İbn Abbâs radiyallahu anh'dan: (Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:)

"Allahım! Kureyş'in ilkine azabı tattırdın; sonuna bari nimeti tattır!" |İkisi de Tirmizî'ye ait]

9075- Ebû Hureyre radiyallahu anh'dan: (Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:)

"Kııreyş kadınları, deveye binen kadınla­rın en hay ırklarıdır. Onlar çocuklara daha iyi bakarlar. Kocalarına karşı da daha saygılıdır­lar." Ebû Hureyre bunun ardından diyor ki:

"İmrân'ın kızı Meryem asla deveye bin­memiştir. Eğer onun deveye bindiğini bilsey­dim, ona hiç kimseyi üstün tutmazdım."

[Buhârî ile Müslim.)

9076- Ebû Bekre radiyallahu anh'dan: (Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:)

"Şayet Cüheyne, Müzeyne, Eşlem ve Gifâr kabileleri, Temîmoğıdlanndan, Esedoğulla-rtndan, Abdullah bin Ğatfânoğullanndan ve Âmir bin Sa'sa'a oğullarından daha hayırlı olsaydı ne dersiniz?" Bİr adam şöyle dedi: "Elleri boş çıkar, hüsrana uğrarlardı." Bunun üzerine şöyle buyurdu: "Onlar, gerçekten de Temîmoğıdlanndan, Esedoğullanndan, Ab­dullah bin Ğatfânoğullanndan ve Amir ibn Sa'sa'a oğullarından daha hayırlıdırlar."

9077- Diğer rivayet;

el-Akra' bin Habis, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'e gelerek dedi ki: "Sana sa­dece Eşlem, Gifâr ve Müzeyne'den -sanırım Cüheyne de dedi- yalnız hacıların hırsızları tâbi olmuştur." Bunun üzerine şöyle buyurdu:

"Şayet Eşlem ve Ğİfâr kabileleri..." Yukarda-kinin benzerini rivayet etti. [Buhârîve Müslim]

9078- Ebû Hureyre radiyallahu anh'dan: (Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:)

"Eşlem'i Allah selâmete erdirmiştir. Gi­fâr'ı Allah bağışlamıştır. Bunu ben demedim. Lâkin bunu Allah dedi."

[İkisi de Buhûrî ile Müslim'e ait. |

9079- Ebû Hureyre radiyallahu anh'dan: (Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:)

"Kureyş, Ensâr, Cüheyne, Müzeyne, Eş­lem, Eşca', Gifâr benim yardımcılar imdir. Onların Allah ve Resulünden başka yardımcı­ları da yoktur." [Buhârî, Müslim ve Tirmizî]

9080- Ebû Mûsâ radiyallahu anh'dan: (Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:)

'Ben Es'arı kabilesinin geceleyin evlerine girdikleri zaman okudukları Kur'an seslerini iyi tanırım. (Sefer halinde) onların konak yer­lerini gündüz görmesem bile gece vakti Kur'an seslerinden tanırım. Eş'ariler'den hikmet sahibi bir kimse de vardır ki, o bir sü­vari -veya düşmanla dedi- karşılaştığı zaman onlara: Arkadaşlarım, kendilerini bek/eminizi emrediyorlar', der" [Buhârî ve Müslim]

9081- Ebû Mûsâ radiyallahu aııh'dan: (Allah Resulü salîallahu aleyhi ve sellem buyurdu:)

"Eş'arîler harbe çıktıklarında, ya da Me­dine'de çoluk çocuklarının yiyecekleri azaldı­ğında, yanlanndakilerini bir elbise içinde toplarlar, sonra eşit olarak aralarında payla­şırlar. Onlar bendendir, ben de onlardanım."

[Buhârî ve Müslim.]

9082- Ebû Âmir el-Eş'arî radiyallahu anh'dan: (Allah Resulü salîallahu aleyhi ve sellem buyurdu:)

"Esed ile Eş'arı kabileleri ne güzel kabi­lelerdir; harpten kaçmazlar ve ganimet malı­na hıyanet etmezler; onlar bendendir, ben de onlardanım." Oğlu Âmir der ki: "Ben bu ha­disi Muâviye'ye anlattığım zaman dedi ki: O öyle değil. Zira o bunu şöyle söyledi: 'Onlar bendendir ve bana aittirler."

"O senin dediğin gibi değil, bana babam şöyle bildirdi. Allah Resulü salîallahu aleyhi ve sellem'in şöyle buyurduğunu duydum: 'Onlar bendendir, ben de onlardanım'." Bu­nun üzerine Muâviye: "Tabii babanın hadisini sen daha iyi bilirsin demekten kendisini ala­madı." |Tİrmizî.|

9083- Ebû Hureyre radiyallahu anh'dan: "Temîmoğullarmı, Allah Resulü salîallahu aleyhi ve sellem'den duyduğum şu üç şeyden sonra devamlı olarak sevdim: 'OnlarDeccâl'e karşı ümmetimin en çetin savaşçılarıdır.' On­ların zekâtları gelmişti, Peygamber salîallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: 'işte, bu bizim kavmimizin zekâtlarıdır' Onlardan bir esir ka­dın Âişe'nin yanında bulunmaktaydı; şöyle buyurdu: 'Onu azat et! Çünkü o, ismail'in neslindeııdir'." [Buhârî ve Müslim.]

9084- Ebû Hureyre radiyallahu anh'dan: (Allah Resulü salîallahu aleyhi ve sellem)

Temîmoğullarıııı zikrederek şöyle buyurdu:

"Basları büyük, ayakları sabit âhir za­manda Hakk'ın yardımcıları, Deccâl'e karşı en çetin toplulukturlar."

[Bezzâr leyyin bir senedle.)

9085- Ebû Hureyre radiyallahu anh'dan: "Peygamber salîallahu aleyhi ve sellem çoğu kez omuzuma vurup şöyle derdi: 'Temi-moğullarını seviniz!'" [Bezzâr,]

9086- Ebû Hureyre radiyallahu aııh'dan: "Kays'tan bir adam Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'e gelip: 'Himyer'e lanet et!' dedi. Yüzünü çevirdi; adam aynı şeyi tekrar­layınca, şöyle buyurdu: 'Allah Himyer'i esir­gesin! Onların ağızları selâm, elleri yiyecek, kendileri de emniyet ve iman ehlidirler'." [Tirmizî]

9087- Enes radiyallahu anh'dan: (Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:)

"Ezd (kabilesi) yeryüzünde Allah'ın ordu­sudur. İnsanlar onları alçaltmak istiyorlar, fa­kat Allah buna razı olmuyor ve onları daima yükseltiyor. Öyle bir zaman gelecek ki, kişi keşke babam ve anam Ezd kabilesinden olsay­dı diyecek!'" [İkisi deTirmizî'ye ait.]

9088- Ebû Hureyre radiyallahu anh'dan: (Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:)

"Ezd ne güzel bir kavimdir. Onların ağız­ları güzel, imanları sadık, kalpleri temizdir."

[Ahmed]

9089- Ebû Hureyre radiyallahu anh'dan: "et-Tufeyl bin Amr ed-Devsî Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'e gelerek şöyle dedi:

'Devs helak oldu, baş kaldırıp isyan etti. Ne olur onlara beddua et!'

İnsanlar onun beddua edeceğini sandılar. Oysa o, şöyle dua elti:

'Allahım! Devs'i hidayet et, onlara yar­dımcı ol!'" [Buhârî ile Müslim.]



9073- Bu hadisi Tirmizî (3905), İbr. b. Sa'd an Sâlih b. Keysân ani'z-Zührî an Muh. b. e. Süfyân an Yûsuf b. el-Hakem an Muh. b. Sa'd an ebîhî asl-ı senedi ile tahrîc etti ve isnâdı hakkında "garîb" hükmü verdi.

9074- Bu hadisi Tirmizî (3908), el-A'meş an Târık b. Abdirrahman an Saîd b. Cübeyr an İbn Abbâs asl-ı senedi ile tahrîc etti ve isnâdı hakkında "hasen sahîh garîb" hükmü verdi.

9075- Bu hadisi Buhârî (nikâh 12/1, VI, 120; enbiyâ 46/2, IV, 139) ve Müslim (fad. sah. 201, s. 1958-9), el-A'rec, Tâvus, Saîd b. el-Müseyyeb, Hemmâm ve Ebû Sâlih an Ebî Hureyre asl-ı senedi ile tahrîc ettiler.

9076-9077- Her iki rivayeti Buhârî (menâkıb 6/4-5, IV, 157-8; eymân ve'n-nüz‍r 3, VII, 219) ve Müslim (fad. sah. 193-5, s. 1955-6), Abdurrahman b. e. Bekre an ebîhî asl-ı senedi ile tahrîc ettiler.

9078- Bu hadisi Buhârî (menâkıb 6/3, IV, 157) ve Müslim (fad. sah. 185, s. 1953), Muh. b. Sîrîn ve İrâk b. Mâlik an Ebî Hureyre asl-ı senedi ile tahrîc ettiler.

9079- Bu hadisi Buhârî (menâkıb 6/1, IV, 157), Müslim (fad. sah. 189, s. 1954) ve Tirmizî (3950), el-A'rec an Ebî Hureyre asl-ı senedi ile tahrîc ettiler.

9080- Bu hadisi Buhârî (mağâzî 38, V, 80) ve Müslim (fad. sah. 166, s. 1944), Ebû Usâme an Büreyd an Ebî Bürde an Ebî Mûsâ asl-ı senedi ile tahrîc etti.

9081- Bu hadisi Buhârî (şirket 1, III, 110) ve Müslim (fad. sah. 167, s. 1944-5), Ebû Usâme an Büreyd an Ebî Bürde an Ebî Mûsâ asl-ı senedi ile tahrîc ettiler.

9082- Bu hadisi Tirmizî (3947), Vehb b. Cerîr an ebîhî an Abdillah b. Mellâz an Nümeyr b. Evs an Mâlik b. Mesr‍h an Âmir b. e. Âmir an ebîhî senedi ile tahrîc etti ve isnâdı hakkında "hasen garîb" hükmü verdi.

9083- Bu hadisi Buhârî (ıtk 13, III, 122-3; mağâzî 67, III, 115) ve Müslim (fad. sah. 198, s. 1957), Ebû Zür'a an Ebî Hureyre asl-ı senedi ile tahrîc etti.

9084- Bu hadisi, Sellâm an Mansûr b. Zâdân tarikiyle gelmiştir. Heysemî diyor ki: "Buradaki Sellâm, sanıyorum Sellâm el-Medâînî'dir ki, bu da hadiste gevşek birisidir" (Mecma‘ î, 47).

9085- Bu rivayet garîbtir. Heysemî'ye göre râvilerinden Ubeyde b. Abdirrahman'ı İbn e. Hâtim zikretmiş, ancak onu cerheden hiç kimseden sözetmemiştir. Diğer râvileri güvenilir kimselerdir (Mecma‘ î, 47).

9086- Bu hadisi Tirmizî (3939), Ebû Bekr b. Zencüveyh an Abdirrezzâk an ebîhî an Mînâ mevlâ Abdirrahman b. Avf an Ebî Hureyre senedi ile tahrîc etti ve isnâdı hakkında garîb hükmü verdi.

9087- Bu hadisi Tirmizî (3937), Abdülkudd‍s b. Muh. an Sâlih b. Abdilkebîr an Abdisselâm b. Şuayb an Enes senedi ile tahrîc etti ve isnâdı hakkında "garîb" hükmü verdi. Sonra "bizce sahîh olan bunun Enes'in sözü olduğudur" dedi.

9088- Bu hadisi Ahmed (II, 351), Hasan an İbn Lehîa an Ebî Yûnus an Ebî Hureyre senedi ile tahrîc etti.

9089- Bu hadisi Buhârî (cihâd 100, III, 235; mağâzî 75/1, V, 123; da'vât 59, VII, 165) ve Müslim (fad. sah. 197, s. 1957), Ebû'z-Zinâd ani'l-A'rec an Ebî Hureyre asl-ı senedi ile tahrîc

Yorumlar (0)
Yorumlarınızı asagidan yazabilirsiniz. Yeni soru sormak icin ise buraya tikla

Sade kolay ve anlaşılır bir dil ile İslam Kültürüne dair herşey..